Hey gidi Fethiye… Bir tencerenin başında başlayan 73 yıllık hikâye: Tahsin Özdemir

HEY GİDİ FETHİYE… BİR TENCERENİN BAŞINDA BAŞLAYAN 73 YILLIK HİKÂYE: TAHSİN ÖZDEMİR
Tahsin Özdemir Fethiye esnaflık tarihinin, emeği, ustalığı ve dayanışmasıyla hafızalarda yer eden isimlerinden biriydi. 1950 yılında küçük bir balıkçı lokantasının mutfağında başlayan hikâyesi, tam 73 yıl boyunca Fethiye’nin değişimine tanıklık etti.
Hey gidi Fethiye…
Bir zamanlar bu şehirde lokantaya girdiğinizde sizi karşılayan yalnızca bir garson değildi.
Tezgâhın arkasındaki ustayı tanırdınız.
O da sizi tanırdı.
Kimin çorbasını az tuzlu sevdiğini, kimin hep aynı masaya oturduğunu, kimin yoldan geldiğini, hatta bazen kimin cebinde parası olmadığını bile bilen esnaflar vardı.
Tahsin Özdemir de o Fethiye’nin insanlarından biriydi.
Tahsin Özdemir’in Fethiye’de Başlayan Mutfak Hikâyesi
Takvimler 1950 yılını gösteriyordu.
Bugünkü Fethiye henüz yoktu. Turizmin bugünkü ölçekte olmadığı, büyük otellerin ve kalabalık restoranların şehrin her yanını sarmadığı yıllardı.
Denizatı Restaurant’ın aile tarihçesine göre Tahsin Özdemir, 1950 yılında Fethiye’de küçük bir balıkçı lokantasında Hüseyin Usta’nın yanında mutfağa ilk adımını attı. Denizatı Restaurant
Belki önlüğünü ilk bağladığı gün, yıllar sonra çocuklarına ve sonraki kuşaklara kadar uzanacak bir hikâyenin başladığını kendisi de bilmiyordu.
Ama bazı hayatlar böyledir…
Büyük cümlelerle başlamaz.
Bir ustanın yanında öğrenilen işle…
Sabah erkenden yakılan ocakla…
Tezgâhın başında geçirilen uzun saatlerle…
Ve alın teriyle başlar.
Tahsin Özdemir’in hikâyesi de böyle başladı.
Denizatı Restaurant – Özdemir ailesinin hikâyesi
18 Yıl Sonra Kendi Lokantasının Kapısını Açtı
Aradan 18 yıl geçti.
Yıl 1968 olduğunda Tahsin Özdemir artık kendi lokantasının kapısını açtı. Denizatı’nın tarihçesinde de 1968 yılı, onun kendi işletmesini kurduğu yıl olarak kaydediliyor. Denizatı Restaurant
O kapının önünden yıllar boyunca nice Fethiyeli geçti.
Kim bilir kaç tabak yemek çıktı o mutfaktan…
Kaç yolcu doydu…
Kaç esnaf öğle arasında sandalyesine oturdu…
Kaç dost kapıdan girip:
“Tahsin Usta, bize de bir şeyler hazırla…”
diye seslendi.
Bugün bunların hesabını tutmak mümkün değil.
Ama bazı dükkânların defteri kasada tutulmaz.
Bir şehrin hafızasında tutulur.
Tahsin Özdemir Fethiye lokantacılık tarihinde böyle bir iz bırakan isimlerden biri oldu.
Babadan Oğullara Devredilen Bir Meslek
Takvimler 1990 yılını gösterdiğinde yıllardır büyük emek verdiği mesleğin bayrağını oğulları devraldı.
Denizatı Restaurant’ın kendi tarihçesine göre işletme 1990 yılından itibaren oğulları tarafından devralındı, büyütüldü ve aile geleneği sonraki yıllarda da devam etti. Denizatı Restaurant
Bugün o aile hikâyesinin geçmişine dönüp bakıldığında yolculuğun başlangıcında hâlâ aynı isim var:
Baba Tahsin Özdemir.
İşte belki de bir ustanın bırakabileceği en kıymetli miras budur.
Sadece bir dükkân değil…
Sadece bir tabela değil…
Bir meslek bırakmak.
Çocuklarına yaptığı işi sevdirmek, yıllarca taşıdığı emeği yeni kuşağa teslim etmek ve yaktığı ocağın kendisinden sonra da yanmasını görmek…
Tahsin Özdemir Sadece Lokantacı Değildi
Tahsin Özdemir’i yalnızca lokantasının mutfağına sığdırmak ise eksik olur.
Çünkü onun için esnaflık yalnızca kendi dükkânının kepengini açıp kapatmak değildi.
Yanındaki esnafı da düşünmekti.
Tahsin Özdemir, Fethiye Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın kurucuları arasında yer aldı ve uzun yıllar oda yönetiminde görev yaptı. 2013 yılında Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yayımlanan bir kayıtta da Tahsin Özdemir’in Fethiye Esnaf ve Sanatkârlar Odası Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığı görülüyor. Fethiye Haberleri
Yani yıllar mutfakta geçerken, bir taraftan da Fethiye esnafının ortak meselelerinin konuşulduğu masalarda bulundu.
FTSO’nun 2013 tarihli oda ziyareti kaydı
Fethiye Esnafının Sosyal Güvencesi İçin Verilen Emek
Tahsin Özdemir hakkında yıllar sonra söylenen belki de en kıymetli sözlerden biri, BAĞ-KUR’un Fethiye’deki esnafa ulaşması için gösterdiği çabaydı.
Fethiye Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Mehmet Soydemir, Tahsin Özdemir’in ardından yaptığı açıklamada onun odanın ilk kurucu üyelerinden biri olduğunu ve BAĞ-KUR’un Fethiye’ye gelmesinde önemli katkıları bulunduğunu ifade etti. Soydemir ayrıca onu Fethiye esnafının sevdiği ve saydığı bir büyüğü olarak anlattı. Fethiye Haberleri
Bugün kulağa sıradan gelebilir.
Ama sosyal güvencenin bugünkü kadar erişilebilir olmadığı yılları yaşamış insanlar bunun ne anlama geldiğini çok daha iyi bilir.
Esnaf dükkânında hastalanırdı.
Çalışamadığı gün kazancı dururdu.
Geleceğini güvence altına almak için mücadele etmesi gerekirdi.
İşte Tahsin Özdemir Fethiye esnafının yalnızca günlük kazancıyla değil, geleceğiyle ilgili meselelerinde de sorumluluk alan isimlerden biri olarak hatırlandı.
Tahsin Özdemir hakkında Gerçek Fethiye arşiv haberi
73 Yıllık Bir Fethiye Hikâyesi
Yıllar geçti…
Fethiye değişti.
Küçük lokantaların yanına büyük restoranlar geldi.
Eski sandalyeler değişti.
Sokaklar değişti.
Sahil değişti.
Turizm değişti.
Esnaflık bile değişti.
Ama bazı insanların bıraktığı iz, dükkân tabelalarından daha uzun yaşayabiliyor.
Tahsin Özdemir’in bıraktığı iz de böyleydi.
24 Nisan 2023 tarihinde, 90 yaşında hayatını kaybetti. Dönemin yerel haberlerinde Tahsin Özdemir’in Fethiye’nin ilk lokantacılarından biri olduğu, Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın kurucuları arasında yer aldığı ve Mehmet, Yasin ile Ali Özdemir’in babası olduğu kaydedildi. Fethiye Haberleri
1950 yılında başlayan mutfak hikâyesinden 2023 yılına…
Tam 73 yıllık bir Fethiye hikâyesi.
Ardında yalnızca yıllarca yaptığı mesleği değil, çocuklarının sürdürdüğü bir aile geleneğini ve Fethiye esnafının hafızasına yazılmış uzun bir emeği bıraktı.
Bir Lokantacının Ardından Yine Sofralar Kuruldu
Vefatından sonra yaşanan bir ayrıntı, onun hayat hikâyesine sanki sessiz bir kapanış gibiydi.
Tahsin Özdemir’in vefatının 52. günü dolayısıyla Keloğlu Boğazı’ndaki evinin yanında mevlit yemeği düzenlendi.
Ailesi, dostları ve Fethiye’nin esnaf, ticaret, turizm ve kent yaşamından çok sayıda insan aynı sofrada bir araya geldi.
Kazanlarda yemekler pişti.
Sofralar kuruldu.
İnsanlara yemek ikram edildi.
Dualar okundu. Fethiye TV
Fethiye TV – Özdemir ailesinin mevlit yemeği
Belki de yıllarını lokantacılığa vermiş bir insanı anmanın en anlamlı yollarından biriydi bu.
Ömrünü insanlara sofra kurarak geçiren bir insan, yine kurulan sofralar ve paylaşılan yemeklerle anıldı.
İnsanı en çok burası düşündürüyor.
Bir Tencerenin Başından Nesillere Uzanan Emek
1950 yılında küçük bir balıkçı lokantasının mutfağına giren genç Tahsin’den…
1968 yılında kendi lokantasını açan ustaya…
1990 yılında mesleğinin bayrağını oğullarına teslim eden babaya…
Fethiye esnafının meseleleri için oda yönetiminde çalışan bir esnafa…
Ve ardında 73 yıllık bir hikâye bırakan Tahsin Özdemir’e…
Arada bir ömür var.
Ama o ömrün içerisinde yalnızca yıllar yok.
Emek var.
Ustalık var.
Esnaflık var.
Dayanışma var.
Bir babanın çocuklarına bıraktığı meslek var.
Ve bütün bunların içerisinde:
Fethiye var.
Tahsin Özdemir’in Yaktığı Ocak Hâlâ Yanıyor
Bugün Denizatı’nın mutfağında bir yemek pişerken belki herkes 1950 yılındaki o küçük balıkçı lokantasını düşünmüyor.
Belki Hüseyin Usta’nın yanında ilk kez mutfağa giren genç Tahsin’i de hatırlamıyor.
Ama bazı ateşler vardır…
Bir kere yakıldı mı kolay kolay sönmez.
Bir ustadan çırağa geçer.
Babadan oğula geçer.
Bir aileden şehrin hafızasına karışır.
Tahsin Özdemir’in yaktığı o ocak da aile geleneğinde yaşamaya devam ediyor.
Fethiye’nin Hafızasında Tahsin Özdemir
Hey gidi Fethiye…
Bir zamanlar bu şehrin tarihini böyle insanlar da yazardı.
Kalemle değil…
Alın teriyle.
Bir lokantanın mutfağında…
Bir esnaf toplantısında…
Bir komşunun derdinde…
Bir sofranın başında…
Sessiz sedasız.
Bugün Tahsin Özdemir Fethiye hafızasında yalnızca eski bir lokantacı olarak değil; mesleğini çocuklarına aktaran bir usta, esnaf örgütlenmesinde sorumluluk alan bir isim ve yıllarını bu şehrin insanlarıyla iç içe geçiren bir Fethiyeli olarak hatırlanıyor.
Şimdi sıra sizde.
Tahsin Özdemir’i hatırlayan var mı?
Onun lokantasında yemek yiyen…
Sofrasında oturan…
Esnaf Odası yıllarından tanıyan…
Bir “Tahsin Abi” hatırası bulunan…
Belki evindeki eski albümde bizim hiç görmediğimiz bir fotoğrafını saklayan…
Anlatın.
Fotoğraflarınızı, anılarınızı ve eski Fethiye’ye dair hatıralarınızı Hey Gidi Fethiye ile paylaşın.
Çünkü Hey Gidi Fethiye’nin asıl arşivi, Fethiyelilerin hafızasıdır.
İnsan gider…
Dükkân değişir…
Sokak değişir…
Şehir değişir…
Ama güzel bırakılmış bir isim, memleketin hafızasından kolay kolay silinmez.
Hey gidi Fethiye…
İyi ki geçtiniz bu şehirden, Tahsin Özdemir.



